Burhaniye - Kızderbent Köyü Raporu

27 Mart 2008 Perşembe


Bu etkinliği anlatmadan önce, yazıları okuyan ve bana gaz veren herkese çok teşekkürs. Faaliyetleri anlatma işi bana sarmaya başladı. Muhtemelen hepsi aynı tadda olmuycak ama idare edicez artık :)

Havanın biraz kapalı olduğu bir Pazar sabahı doğayı seven bir kaç insan gene yolara düşer. Avrupa’dan Asya’ya doğru bir bir toplanır doğa gezginleri. Yıllar önce Burhan adında birine ait olan köyden başlayıp, Asya’nın batısındaki bir başka köye gitmeyi planlamışlardır. 8 km civarı bir yoldur kuş gibi uçabilseler.

Burhan’a ait olan köyü az biraz geçip sermaye verenlerin köyüne gelmeden doğaya giriş yapılır. Çamur deryasında başlar yürüyüş. 2 büyük keçi sürüsü ile karşılaşır gezginler. Köpekler onlara havlar onlar köpeklere biz dostuz der geçerler yanlarından.

Burhaniye, Kızderbent

Ortalama bir tempoyla ilerlerken bir de bakılır ki; Oğuz ağabey su içme emziğini düşürmüştür. Oluşturulan küçük arama kurtarma ekibi varını yoğunu ortaya koyar ama emzikten haber alınamaz. Çaresizce yola devam edilir. (Emziği keçilerden birinin yediğinden şüphe edilebilir. :) ) Gezginler; az gider uz gider, dere tepe düz gider bir de bakar ki bir erik ağacı. Sabah atıştıran yağmur erikleri yıkamış tertemiz etmiştir zaten. Hem organik hem de hijyenik sayılabilecek erikleri dalından yer bazı gezginler. Kimisi eriği çok sevmediği için direk incire dalar. İncir ağacını son tanesine kadar bitirdikten sonra yola koyulurlar. Ama ne mümkün daha 10 adım atmadan bir üzüm bağı çıkar karşılarına gezginlerin. “Hayda trekking cennetinde miyiz?” diye geçer içinden pek çoğunun. Ekibin bir kısmı daha önce bağ bozgununa uğradığı için karşılaşılan bu bağ daha bir keyifle bozulur. Gezginler rövanşı almıştır. Gruptan Esma ve Selim niyetli oldukları için daha sonra yemek üzere toplarlar. Bu toplamacılık duayen lider Eyüp’e ilham verir. Oda kendini tansaş manavına çevirir. Serdar da sonraya saklamak ister bir kısım üzümünü ama duayen olmadığı için, bilinçsizce çantasına koyduğu üzümler parkur sonunda marmelat olur.

Burhaniye, Kızderbent

Biraz daha ilerlediklerinde hasan abiden şu söz duyulur. “Ben hayatımda bu kadar meyve yediğim bir yürüyüş hatırlamıyorum!” Hasan ağabey, hıncal uluç gibi her cümleye ben hayatımda böyle şey görmedim diye başlayan biri değildir. :) Evet sevgili okuyanlar harbi harbi deli meyve dolu bir parkurdur gezginlerin rotası. Yenilenler burada bitmez ilerleyen dakikalarda gezginler ceviz ağaçları bulurlar yol üstünde. Emre’nin ağaçları hafif dürtmesiyle dökülür yerlere kozlar. Dökülen kozlar gezginlerin eline geçer.

Doğa gezginleri hepimizin bildiği gibi piknik de sevmektedir. Yolda verilen meyve toplama araları herkesi tıka basa doyurmuş olsada bir piknik arası gene verilir. Pikniğin sonlarına doğru En Duayen lider Eyüp, Hasan ağabeye duayen liderler için üretilmiş polarını devreder. Bu duygulu anı gezginler coşkuyla alkışlarlar. :) Polar kabul konuşmasında Hasan ağabey, aynı poların yıllar önce evine giren bir hırsız tarafından çalındığını anlatır. Hırsız eve girip sadece poları alıp çıkmıştır. Heralde yürüyüşlerde giyicekti :)

Yürüyüş, gezginlerden bazılarını yormaya başlamıştır. Önce erik, sonra incir, daha sonra üzüm, çok sonra ceviz, hatta ayva, kızılcık toplayan ekip haliyle artık bitkin düşmüştür. Tülin gruba yeni katıldığı için inişlerde biraz zorlanır. Hem meyve topla, onları ye bi kısmını sakla... Bu kadar hareket fazla gelir. :) Yeni doğmuş bir buzağı nasıl yürüyorsa öyle dizleri titreyerek iner inişlerde. Uğur ağabeyi ona kankalık eder ama nafile. O hem kendi düşer hemde etrafındakileri düşürür.

Meyve toplamaktan yorulan yanlızca Tülin değildir. Demet’te çok yorulur. “Uyanik olup, buyuk/kucuk demeden tecrubeli gezginlerin sozunu dinleyerek” ilerlemediği için ayağı kayar ve düşer. Hatta tehlikeli bir düşüş yaşamıştır. Düştüğü yerde bir dal yüzüne çarpar. Gezginlerin doktorları hemen seferber olurlar ve Demet’e başarılı bir ilk yardım uygulanır. Bu düşüş Demet’in kulağına küpe olur. :)

Gezginler ine çıka parkur bitişinden önceki son yalağa kadar gelirler. Burada gezginlerin imamı Ali ağabey getirdiği ayakkabı temizleme fırçasıyla herkesin ayağının temizlenmesini ister. Çünkü temizlik imandandır. :)

Ayak Temizleme faslından sonra Kızderbent köyüne giriş yapar ekip. Minibüsüne biner ve evlerine giderek bir sonraki yürüyüşün hayalini kurarlar.

P. S. Bu yazı Doğa Gezginleri Mail Grubunda Anı Olarak Yazılmıştı.


Yorumlar


İsim
E-mail
Yorum
Gönder
Arama

   
Ara
Rasgele Yazı
Periyodik Cetvel Öğreten Yazılım

Flash kullanılarak hazırlanmış bir eğitim yazılımı...

Devamını Oku
Excel Videoları

Excel E-Learning