Karaağaç Limanı (Doğa Gezginleri Koyu) Anısı

27 Mart 2008 Perşembe


Doğa gezginlerinin raporcusu olarak herkesi selamlıyorum. Bu raporumuzda karaağaç limanının daha doğrusu yeni adıyla “doğa gezginleri koyunun” bize verdiği mutluluğa şahit olacaksınız.

Bu seferki doğa gezisi biraz daha erken başlar. Serdar yüzmeyi çok sevdiği için önceki gezilerden daha heyecanlıdır. Çantasına mayosunu ve gözlüğünü de koymuştur. Tuzdan gözü yanmadan yüzebilecektir içi rahattır. Minibüs biraz geçte olsa gelir. Duraklar ilerledikçe doğa gezginlerinin kemikleşmiş kadrosu her zamanki yerlerine otururur vaziyette minibüsü doldurur.

Hava biraz kapalıdır. Ama meteorolojiye güvenen gezginler geri dönmezler. Zira 3 ayrı internet adresinden güneşli olacak bilgisi almışlardır. Fakat Tekirdağ’a geldiklerinde gruptan çatlak sesler çıkar. Çünkü geceki fırtınanın bıraktığı izler, Tekirdağ’a, hadi buradan geri dönün enerjisi yüklemiştir. Ama Cemre kararlıdır caydırılamaz ve ekibe gitmek için gerekli olan gazı verir. Ekip eskisinden daha kararlı ama üşüyerek yola devam eder. Teşekkürler Cemre.

Karaağaç Limanı

Çok geçmeden bulutlar dağılır ve doğa, gezginlerine güler yüzünü gösterir. Bu olay gezginlerin neşesine neşe katmıştır. Yolda ilerlenirken Eyüp, Emre ve Serdar gene Meral’e takılmaktadır. Bu etkinlik artık bir kamp ritüeli olmuştur. Hatta Eyüp Meral’e takılma versiyon 2’yi geliştirip, Meral’in çantasına salça olmuştur. Fakat versiyon 2, versiyon 1’den daha zevksiz bulunduğu ve Mahmut ağabey ve ummihan abladan tepki aldığı için çanta karıştırmacadan çabuk vazgeçilmiştir.

Doğa Gezginleri Koyuna geldiklerinde umduklarından daha iyi bir hava ile karşılaşan ekip mutlu mesut çadırlarını kurmaya geçer. Serdar’ın çadırı olmadığı için Meral’in yeni alıp hiç kullanmadığı çadırına salça olur. Okuyucular Merali daha önce mızmız olarak raporladığımı hatırlayacaktır. Gerçi sonra tekzip etmiştik ama şimdi daha detaylı açıklamamız gerekiyor. Kendisi çok yardım sever bir insandır. :=) Hiç oturmamasına rağmen kampa katlanır sandalye getirir. Ve başkasının çadırında uyumasına rağmen hayrına çadır taşır. Meralin yardım severlikleri bununla da kalmaz palet alır ki Cemre paletle yüzsün. Meral'e doğa gezginlerine katkılarından dolayı sonsuz teşekkürler. :=)

Çadırları kurduktan sonra yüzmeye gider yüzücüler. Denizin sıcaklığı, havanın sıcaklığı her şey olması gerektiği gibidir. Bir kısım doğasever yüzerken, oğuz ağabey zıpkınıyla balık avına gider. Oğuz ağabey ilerdeki balık çiftliğine kadar bile yüzmeye üşendiği için ilk denemede eli boş döner. :=)

Ekip yüzerken Mahmut ağabey tripoduyla base kampı fotoğraflamakta ve korumaktadır. Yüzme faslı bitince yavaş yavaş sac kavurma hazırlamak için kollar sıvanır. Hazırlıklar biraz uzun sürse de dünyada o an oturulmuş en keyifli ve lezzetli sofradır gezginlerin sofrası.

Sofranın misafirleri de vardır. Oğuz ağabeyin arkadaşı Uğur ağabey, hanımı ve kızı da Doğa Gezginleri Koyuna gelmiştir. Doğa Gezginleri misafir perverdir ve iyi misafir ağırlar. Gene bekleriz.

Karaağaç Limanı

Yemek sonrası koyu çevreleyen tepelerden birinde mini zirve yapar ekibin bir kısmı. Zirve anında Cemrenin çığlık atmak gibi bir huyu olduğu ortaya çıkar. Esmanın yoğun çabaları sonucu Cemrenin 159 desibel olan sesi 110 desibele indirilmiş olur. Ve ekip geçici duyma bozukluğu yaşamaktan ucuz kurtulmuş olur. :=)

Zirveye gelindiğinde Meral’e takılma versiyon 1’in etkileri belirmeye başlar. Meral intihar etmek ister. Bisikletinin lastiği patlaktır ve kimse tamir etmemektedir. Uçurumun kenarına gelir ve kendini atmak ister. Herkes heyecanlanır. Son anda Ermenin “yeni bir bisiklet alacam sana” demesine kanar da vazgeçer. Meral’in intihardan vazgeçmesiyle ekip kazasız belasız base kampa dönmüş olur.

Sırada kamp ateşi yakıp etrafında çekirdek yemek, şarap içmek muhabbet etmek vardır. Fuat’ın Çekirdekleri hızla tüketilir. Bu esnada Alper ateşi sürekli körükleyerek çok önemli bir görevi yerine getirir. Fakat kimse şarkı – türkü söylemediği için muhabbetin tadı biraz eksik kalır. (Buradan sesi güzel olan doğaseverlere sesleniyorum sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız ...)

Ertesi sabah istenenden çok daha hızlı pişen :=) sac yumurtasını yiyen ekip gene yüzmeye gider. Oğuz ağabey zıpkınıyla gene şansını dener. Sonuç negatiftir. Ama oğuz ağabey yılların doğaseveri olduğu için, eli boş bile dönse yıllar önce tuttuğu çok büyük müren balığının macerası hala dinlenmeye değerdir. :=)

Öğle yemeğini de yedikten sonra yola çıkar ekip. Uçmak dere yolundan giderek yolunu da kısaltır. Sık sık mola vererek evinin yolunu tutar. Eve Vardıklarında, keşke Pazartesi işe gitmek olmasa der ver uyur pek çoğu... :=)

P. S. Bu yazı Doğa Gezginleri Mail Grubunda Anı Olarak Yazılmıştı.


Yorumlar


İsim
E-mail
Yorum
Gönder
Arama

   
Ara
Rasgele Yazı
İyiki varsın Windows :)

Windows ile ilgli bazı yorumlarım

Devamını Oku
Excel Videoları

Excel E-Learning